Türk –Yunan dostluğunda yapılan ihanet

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük asker ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk, hiçbir zaman devletlerarasında daimi dostluk ve düşmanlığın olabileceğine inanmamıştır. Bu yüzden, Anadolu’yu işgal eden ve yakıp yıkan Yunanistan orduları daha savaş meydanında iken bile affetmesini bilmiştir. Atatürk bu konudaki samimiyetini, 10 Eylül 1922’de İzmir’e girdiğinde açık bir şekilde göstermiştir. İzmir’de Atatürk’e, Yunan Kralı Konstantin’in kalmış olduğu ev tahsis edilmiştir. İzmir halkı, evin girişindeki mermer basamaklara bir Yunan bayrağı sermiş ve Atatürk’ten, Kral Konstantin’in Türk bayrağına yaptığı gibi, Yunan bayrağını ayakları ile çiğneyerek eve girmesini istemiştir.

1928 yılında, Yunan halkından almış olduğu bu büyük destek ile Venizelos, Türkiye ile dostluk kurmak için teşebbüse geçmiştir. Bu amaçla Venizelos, Türkiye’de Zafer Bayramı kutlamalarının yapıldığı 30 Ağustos 1928 tarihinde Başbakan İsmet İnönü’ye bir mektup göndermiştir. Venizelos bu mektubunda;

“Sizi temin etmek isterim ki benim en büyük arzum, iki ülke ilişkilerinin düzenlenmesiyle iki ülke arasında yakın bir dostluğun sağlanması ve bu yakın dostluğu, bu sefer, mümkün olan en geniş şekliyle bir dostluk antlaşması, saldırmazlık ve hakemlik antlaşmasıyla resmileştirmektir. Türkiye’nin bizim topraklarımızda gözü olmadığını iyi bildiğim için seçim süresi boyunca her fırsatta halk önünde Yunanistan’ın da Türk topraklarında hiçbir şekilde gözü olmadığını defalarca tekrarladım…”

Atatürk, Balkanlarda barışı sağlamak için Yunanistan ile yakın ilişkiler kurmaya büyük önem vermeye başlamıştır. Atatürk’ün takip ettiği bu politika doğrultusunda, Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Enis Akaygen, 25 Mart 1930 tarihinde Yunan Millî Bayramı kutlamalarına katılarak diplomatik bir jestte bulunmuştur. Bu jest, Türkiye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşma sürecinin hızlanmasına neden olmuştur. Yunanistan Başbakanı, Türk Başbakanı İsmet İnönü’nün bu daveti üzerine, 27-31 Ekim 1930’da Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunmuştur. Venizelos’un Türkiye ziyareti ile Türk-Yunan dostluğunun temelleri atılmıştır. Atatürk ve Venizelos, on yıl önce birbirleriyle savaşan iki milletin barış içinde yaşayabileceğine inanmış, bu barışın sağlanabilmesi için de ilk adımı kendileri atmıştır. Venizelos’un Türkiye’ye yaptığı bu ziyaret sırasında, iki devlet arasında siyasi, askeri ve ekonomik konular ile ilgili üç antlaşma imzalanmıştır.

Bu antlaşmalar imzalandıktan sonra Yunanistan Başbakanı’nın değerlendirmesi şöyle olmuştur:

“Türk-Yunan dostluğu bir arzu değil artık bir gerçektir. Bugün her iki halk nezdinde bu dostluk artık gerçekleşmiş ve perçinlenmiştir. Siyasetim, Türkiye ile her zaman dostluk olacaktır.” Diğer taraftan Atatürk, Venizelos’un Ankara’da bulunduğu 30 Ekim 1930’da, Ankara Türk Ocağı’ndaki Cumhuriyet Balosu’nda misafir Yunan gazetecilerinin ricası üzerine, Türk- Yunan ilişkileri ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

“…İki millet arasında vâsi bir teşriki mesai sahası vardır. Ben şahsen bu iki millet arasında teşriki mesaiye tamamen taraftarım…”.

30 Ekim 1930 günü, Ankara’da taraflarca “Türkiye-Yunanistan Ticaret Antlaşması” imzalanır. 1931 yılında, Yunanistan’a ziyarete giden Başbakan İsmet Paşa, Yunanlılarca stadyumlarda karşılanmıştır.

12 Ocak 1934 günü, Yunanistan Eski Başbakanı Eleftherios Venizelos, kendisini askeri ve diplomatik alanda yenilgi üstüne yenilgiye uğratan Türkiye Cumhurbaşkanı Atatürk’ü ‘Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiştir. Yunan Başbakanı Venizelos’un Nobel Ödül Merkezi’ne yazdığı adaylık teklifine bir göz atalım:

“Nobel Barış Ödülü Komitesi’nin Sayın Başkanı

Oslo-Norveç

“…Mustafa Kemal Paşa’nın ulusal hareketinin düşmanlara karşı 1922 yılındaki zaferinden sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, gelecekteki barış için yeni ve korkulu tehlikeler ortaya çıkaracak, bu hoşgörüden yoksun ve yerleşmemiş bu duruma kesin biçimde son vermiştir.

…Yakın Doğu’da barış yolunda yeni bir çağ açan Yunan-Türk anlaşmasının imzalandığı dönemde, 1930 yılındaki Yunan Hükümetinin başkanı sıfatıyla, şimdi Nobel Barış Ödülü Komitesinin seçkin üyeleri önünde, Mustafa Kemal Paşa’nın adaylığını, bu onur ödülüne layık olarak önermekten şeref duymaktayım.

En derin saygılarımın kabulünü rica ederim, Sayın Başkan.” 12 Ocak 1934

Yunanistan, İzmir’in kurtuluşunun 100’üncü yılında, ABD’de Türkiye karşıtı propagandaya hazırlandıkları bilinmektedir. Yunanların ‘Küçük Asya Felaketi’ diye andıkları Anadolu’nun Yunan işgalinden kurtarılmasının 100’üncü yıl dönümü nedeniyle çekilen filmin ABD’de ve Avrupa Parlamentosu’nda gösterileceği, basına yansımaktadır. Türk-Yunan halkına ve bizlere düşen görev, Türk-Yunan dostluğunu Atatürk ve Venizelos’un getirdiği eski seviyeye getirmeye çalışmak olmalıdır.

27 Kasım 2022

Ahmet Gürel

Atatürk Araştırmacısı

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir