Walkman’den Barkodlara Dünyayı Değiştiren İcatların Daha Önce Hiçbir Yerde Duymadığınız İlginç Hikayeleri

Akıllı telefonunuz ya da Wi-Fi’nin her yerde ulaşılabilir olmadığı bir dünyayı hayal etmeyi imkansız bulabilirsiniz ancak günümüzün en çok sevilen ve güvenilen teknolojilerinin çoğu, onlardan önce gelen icatlar olmasaydı mümkün olmazdı. Bu icatların ise her zaman beklediğiniz gibi bir hikayesi olmayabilir. Kan bankalarından barkodlara ve ötesine, işte dünyayı değiştiren 10 buluşun arkasındaki inanılmaz hikayeler.

Kaynak: https://www.mentalfloss.com/article/6…

1. Walkman

Günümüz gençlerinin çoğu, Chris Pratt’ın 2014’teki Guardians of the Galaxy’de sergilediği o unutulmaz gösteriye kadar Walkman’ın ne olduğunu bilmese de,  günümüz telefonlarından önce şarkı dinlemek için farklı bir cihaz kullanılıyordu. Sony’nin kurucu ortağı Masaru Ibuka uçuşlarda müzik dinlemek için kullanabileceği bir cihaz istiyordu. Böylece bu sorunu bizzat kendi ellerine aldı ve Sony Walkman, 1979’da Japonya’da (ve ABD’de) piyasaya çıktı.

Bu devrim niteliğindeki cihaz hızla 80’lerin en çok kullanılan cihazı haline geldi.

Walkman ve ikonik kulaklıkları kompakt, hafif ve kolay taşınabilirdi. Sony’nin Discman’ından Apple’ın ipod’una, sonrasında akıllı telefonlara ve günümüzün Bluetooth kulaklıklarına kadar yıllar içinde yeni cihazlar piyasaya sürüldükçe, Walkman tarihin tozlu raflarına kaldırıldı.

2. Kan Torbası

Kan torbaları bulunmadan önce kan transfüzyonu gerektiren hastalar zamana karşı bir yarış içindeydi çünkü çok geç olmadan kendi kan bağışçılarını bulmak zorundalardı.

1937’de, 10 güne kadar kanı korumak için bir teknik olan kan torbalarını tasarladıktan sonra, doktor Bernard Fantus, Chicago’daki Cook County Hastanesi’nde ülkenin ilk “kan bankasını” kurdu. İnsanlar kendi kanlarını kendi kullanımları için saklayabiliyor veya bağışlayabiliyordu.

3. Uzay Teleskopları

Lyman Spitzer, 1940’larda bir uzay teleskobunun icadını öneresiye kadar insanlar uzayı yalnızca yeryüzünden gözlemleyebiliyordu. Dünya atmosferi ise bu teleskoplar ve uzay arasında bir perde gibi davranarak görüntüleri bulanıklaştırırdı ve uzak gök olaylarının gözlemlenmesini engellerdi. Spitzer’in araştırması, 1990 yılında fırlatılan ve adını Amerikalı astronom Edwin P. Hubble’dan alan ilk uzay teleskobu, Hubble Uzay Teleskobu’nun yolunu açtı.

Hubble, yörüngesindeki otuz yılı aşkın süredir görevinde evrenin yaşını belirledi, komşu bir galaksiye olan mesafeyi doğru bir şekilde ölçtü ve evrenin güzelliğini çarpıcı fotoğraflarla ortaya çıkarmanın yanı sıra çok sayıda uydu ve ötegezegen tespit etti.

4. Pizza Kutusu

Pizza endüstrisi son yıllarda çok sayıda yenilikten geçti, ancak büyük ölçüde aynı kalan noktalardan birisi pizzanızın geldiği kutu oldu. Domino’s Pizza’nın kurucusu Tom Monaghan, 1960’ların başında modern pizza kutusunu geliştirmek için Detroit’te Triad Containers ile çalıştı. Bundan önce pizzalar torbalarda veya karton fırın kutularında teslim ediliyordu ama bu kaplar dayanıksızdı ve müşteriye ulaşmadan önce pizzanın yoğun ısısı altında buruşuyordu.

Yeni geliştirilen Dominos’un oluklu mukavva kapları ise çok daha dayanıklıydı ve stratejik olarak yerleştirilmiş açıklıklardan buharı serbest bırakırken yağa iyi bir şekilde dayanarak pizzayı sıcak tutabiliyordu.

En önemlisi, bu sağlam kutular pratik bir şekilde saklanabiliyordu ve böylece toplu teslimatlar için çok daha etkiliydi. Günümüzde ise pizza kutuları için hala aynı tasarım kullanılmaktadır.

5. X-ışınları

1895’te bir sonbahar akşamı, bir Alman fizik profesörü olan Wilhelm Röntgen, düşük basınçlı gazlar yoluyla elektriğin iletimini denerken birkaç metre ötede kimyasal kaplı bir floresandan yansıyan gizemli bir ışın fark etti. Bu ışının ürettiği gölgeleri görmek için tüp ile ekran arasına nesneler koymaya devam etti ve bir parça kurşunla denediğinde, sadece kurşunun değil, elindeki kemiklerin gölgelerini de gördü! Daha sonraki deneyler, ekranın bir fotoğraf plakasıyla değiştirilebileceğini gösterdi ve böylece röntgen teknolojisi doğmuş oldu.

Röntgenin keşfi, doktorların meme kanserinden kırık kemiklere kadar hastalık ve yaralanmayı tespit etme biçiminde adeta bir devrim yarattı.

6. Koli Bandı

Koli bandı, iki oğlu Donanmada olan Illinois’li bir anne olan Vesta Stoudt’un icadıdır. Stoudt, Green River Mühimmat Fabrikasında mühimmat kutularını paketleme ve gözlemleme biriminde çalışıyordu. Kutula balmumuna batırılan ve açmak için bir tırnağı olan kağıt bantlar ile kapatılıyordu; ama bant zayıftı ve tırnaklar sık sık yırtılıyordu, bu da askerlerin ateş altındayken kutuları hızlı bir şekilde açamadıkları anlamına geliyordu. Vesta Stoudt, “Kutuları kapatmak için neden kumaş bazlı ve su geçirmez bir bant oluşturmuyorsunuz?” diyerek Amirlerine danıştı, ama istediği desteği göremedi. Bu yüzden bulduğu çözüm yolunu doğrudan Başkan Franklin Delano Roosevelt’e götürdü.

Başkan Roosevelt, Stoudt’un mektubunu Savaş Üretim Kuruluna gönderdi ve burada Stoudt’un fikri onaylandı.

Koli bandı, normal ev işlerinden fizikçilere, hatta astronotlara (Koli bandı, uzay gemilerinde onarım yapmalarına yardımcı oldu.) kadar herkes için hızlı bir çözüm olarak günümüze kadar gelmiştir.

7. Barkodlar

26 Haziran 1974’te, Ohio, Troy’daki Marsh Süpermarketteki bir kasiyer, bir paket Wrigley Sulu Meyve sakızını bir tarayıcının üzerinden geçirdiğinde ürün ve fiyat otomatik olarak ekranda gözüktü. Böylece barkodlu bir ürün ilk kez satın alınmış oldu. Bu teknoloji harikasının arkasındaki mucitler, optik bir tarayıcı tarafından okunan kodlanmış bilgileri kullanarak tüketici ürünlerini tanımlayabilecek bir sistem tasarlayan N. Joseph Woodland ve Bernard Silver’dı.

Günümüzde barkodlar bütün endüstrilerde ortak kullanılan ve hızlı ticaretin temeli olan bir cihazdır.

Her şey, Drexel üniversitesinde yüksek lisans öğrencisi olan Silver’ın, yerel bir gıda zincirinin başkanının üniversite dekanıyla ürün bilgilerini otomatik olarak tarayacak bir cihaza ihtiyaç olduğu hakkında konuştuğunu duyması ile başladı. Dekan bu fikri ilginç bulmamıştı, ancak Silver bunun tam tersini düşünerek meslektaşı Woodland ile bu cihaz üzerinde çalışmaya başladı. Nihayetinde Woodland, mors alfabesinden ve 1920’lerin film ses sistemlerinden esinlenen bir sistem tasarladı. daha sonra IBM çalışanı George laurer’in yardımıyla geliştirilerek ve marketlere sunuldu.

8. Emniyet Kemeri

Güvenli bir ulaşım için emniyet kemeri fikri, yüzyıllardır var olsa da eski tasarımlar birçok açıdan eksik kalmıştı. Hatta bu kemerler bir kaza durumunda bazen sürücüyü korumaktan çok daha fazla zarar verebiliyordu. (Yüksek hızlarda, kayışlar iç yaralanmalara neden oluyordu.)

Her şey iki noktalı bir emniyet kemeri geliştirmeye çalışan Volvo mühendisi Bohlin ile değişti. Bohlin’in tasarımı hem pratik hem de yüksek seviyelerde bir güvenlik sunan bir emniyet kemeriydi. Daha sonrasında ise Volvo herhangi bir otomobil üreticisinin bu kemerin tasarımını kopyalamasına izin verdi. Bu tasarım günümüz otomobillerinde de kullanılan tasarım ile aynıdır ve bugüne kadar milyonlarca hayat kurtardığı tahmin ediliyor.

9. Konserve Kutu Açacağı

İnsanlar yiyecekleri teneke kutularda saklamaya başladıktan yıllar sonra, biri sonunda onları tehlikeli bir alet içermeyen bir yöntem ile açmanın yolunu buldu. 19. yüzyılın ortalarında, modern bir İsviçre Çakısı üzerindeki konserve açacağından çok farklı olmayan kaldıraçlı bıçak olarak bilinen bir alet geliştirildi. 1870’lere gelindiğinde ise William Lyman, döner bir kesici içeren bir tasarım geliştirdi. Ancak günümüzde kullanılan tasarım 1920’lerde Charles Arthur Bunker tarafından patent edesiye kadar ortaya çıkmamıştı. Bu tasarım bugünün manuel konserve açacakları ile hemen hemen aynıdır.

10. Klima

20. Yüzyılın başında piyasaya sürülmesinden bu yana klima, sıcak iklime sahip bölgelerde yaşayan insanlar için hayat kurtarıcı oldu. Peki, aslında ilk modern klima ünitesinin insanlar için icat edilmediğini biliyor musunuz? İlk modern klima bir matbaa için tasarlanmıştı.

İlk Klima Willis Carrier adındaki bir mühendis tarafından icat edilmiştir.

1902’de, Willis Carrier adlı 25 yaşındaki bir mühendisten, bunaltıcı yaz günlerinin sık sık renk kaydını bozduğu Brooklyn’deki Sackett & Wilhelms matbaasında nemi kontrol etmenin bir yolunu bulması istendi. Carrier yaptığı erken testlerden sonra, ısıtma bobinlerinden soğutulmuş su gönderen bir cihaza tasarladı. Sistem aynı yaz fanlar, delikli buhar boruları ve diğer parçalar ile geliştirilerek matbaaya yerleştirildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir